Description
“Kâh çıkarız gökyüzüne seyrederiz coşkuyla âlemi,
kâh çakılırız yeryüzüne, seyreder alayla âlem bizi,”
“Dünyaya gelirken yalnız değildik. Yaşarken de ailemiz, arkadaşlarımız, dostlarımız yanımızda olsun istedik. Hepimiz aynı elden çıkan parmaklar gibiydik ama aynı değildik. Kimimiz baş parmak oldu, kimimiz küçük parmak. Farklıydık birbirimizden ama ayrıcalıklı değildik birimiz ötekinden ya da öyle olmasını umuyorduk. Kimi mutlu bir yıldız, kimi ise mutsuz ve yalnız oldu sonunda. Etrafımızdaki insanların bizi gerçekten sevip sevmediğini anlayamadık bir türlü. Yaşımıza, yapımıza, çevremize uygun olmayan davranışlar sergiledik. Etrafımızda ne varsa kırdık, elimizde olmadan. Kırdıkça kırıldık. Hasta mıydık, yoksa sadece farklı potansiyellere, algı ve duygulara sahip, anlaşılmayı, sosyalleşmeyi, kabul görmeyi bekleyen, yollarda yokuşlarda tutunacak dal arayan bir çocuk muyduk? “Bu çalışma, her insanın “özel” olduğunu vurgularken, bazılarının üstün zekâlarının yanı sıra, zihinsel ya da sosyo-duygusal gelişim nedeniyle (Öğrenme Güçlüğü, Otizm Spektrum, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite vb.) “İki Kere Özel (2e)” olduğu gerçeğinden hareketle kaleme alınmıştır. Eserin, üstün zekâ ve yetersizliğin bir arada olduğu bu paradoksal durumu yaşayan çocukların fark edilmesi, farklılıklarının anlaşılması, bu farklılıkların küçük dokunuşlarla uyuma, olması gereken potansiyele dönüştürülebilmesi konusunda öğretmen ve ebeveynlere yardımcı olması umulmaktadır. Çalışmanın her bir sayfasını; potansiyeli fark edilmeyi bekleyen iki kere özel çocuklara, bu zorlu ama eşsiz yolculukta evlatlarıyla birlikte yeniden ve yeniden öğrenen anne babalara ve onlara inançla yoldaşlık eden öğretmenlerimize armağan ediyoruz.


