Sükûtun ve Melekûtun Mirası – Abdülaziz Bin Abdurrahman El-Hedlak (Çeviren: Abdulrahman Eid)

Kitap Adı / YazarSükûtun ve Melekûtun Mirası / Abdülaziz Bin Abdurrahman El-Hedlak
Çeviren Abdulrahman Eid
Yayın Yılı2026 / Umay Yayınevi
Sayfa Sayısı134
Baskı Sayısı / Yer1. Baskı / Samsun
ISBN978-625-93587-1-0
DOI10.5281/zenodo.22011126
DilTürkçe
Seri/Numara159
Ana Konularİslam Felsefesi, Klasik Arap Edebiyatı, Batı Düşüncesi, Arap Sosyolojisi, Tasavvuf
Atıf/Citeel-Hedlak, A. B. A. (2026). Sükûtun ve melekûtun
mirası (Çev.: Abdulrahman Eid). Umay Yayınevi.

Kitabı Aşağıdaki Platformlardan Satın Alabilirsiniz.

Öz:
Bilir misin… Yirmi iki yıl önce bir de baktım ki dünya, ruhumu çirkinlik ve hayal kırıklığı çamuruna gömmüş, onu bataklık suyuyla boğmuş. Ruhumun karanlık bir köşesine çekilip aylarca orada kaldım; sessizliği ve yaşamı yavaş yavaş kanarcasına tükettim. Gözlerimi kapadım ve daha yeni başlamış bir hayatın sonu geldiğini sandım. Fakat derler ya, “mihenkler büyük bir öğretmendir”, her ne kadar bu öğretmen derslerinin bedelini ağır ödetse de. O kupkuru ruhun köküne nasıl bir hayatın sızdığını bilmiyorum. Manevî dünyamın zifirî karanlığında bir ışık parladı bana… Ben de kendime dayanıp, arkama bile bakmadan o ışığı gözleyerek yürüdüm. Belirsiz bir fikre doğru, zorlukların içine daldım; felsefesi, temkinli bir bilinçle şuna benzeyen bir fikirdi bu: Okumak, yaşama bir alternatiftir… Çamurun sefaletine karşı devrim; işte ben buna, gelişmekte olan bir şahsiyetin hayatının büyük dönemeçlerinde ruhun sıçrayışı diyorum. Ruhum çırılçıplak kaldığı gün; o bataklık suyunu dünyanın suratına tükürdüm ve bilgi yapraklarıyla üzerimi örtmeye koyuldum. Kütüphanelerin yolunu tuttum, raflardaki bu şeylerin çoğunu bilmiyordum ve cehaletin acısıyla kıvranıyordum. Hâlâ bir gün raftaki tuhaf bir başlığın önünde durup “Bu ne? Ne anlama geliyor?” diye sorduğumdaki şaşkınlığımı ve ardından ağladığımı hatırlarım. Bana öğretecek kimse yoktu. Bu kitabın, aklı daraltan, “insanı ayağa kaldıran ve oturtan, kudretin saklı kaynaklarını coşturan, duygunun merkezlerini isabetle vuran ve okura, eskisinden başka bir şeye dönüştüğü hissini veren” o büyük edebi ve fikri eserler kadar tehlikeli olduğunu iddia etmiyorum. Hayır… Ancak Dostoyevski’nin o derin sözünün gölgelerinden de yoksun olmadıklarını sanıyorum: “Söz, büyük bir eylemdir.”
Abstract:
Do you know… Twenty-two years ago, I looked around and saw that the world had buried my soul in a mire of ugliness and disappointment, drowning it in swamp water. I retreated to a dark corner of my soul and stayed there for months; I slowly drained the silence and life from it, as if bleeding them out. I closed my eyes and thought the end had come for a life that had only just begun. But as they say, “Trials are a great teacher,” even if this teacher exacts a heavy price for its lessons. I don’t know what kind of life seeped into the very roots of that parched soul. A light shone upon me in the pitch-black darkness of my spiritual world… So I relied on myself and walked, gazing at that light without even looking back. I plunged into difficulties, heading toward an uncertain idea; philosophically, it was an idea akin to this, held with a cautious awareness: Reading is an alternative to life… A revolution against the misery of the mud—that is what I call the leap of the soul at the great turning points in the life of a developing personality. On the day my soul was left completely bare, I spat that swamp water in the world’s face and set about covering myself with leaves of knowledge. I made my way to the libraries; I didn’t know most of the things on the shelves, and I was writhing in the agony of ignorance. I still remember the bewilderment I felt—and the tears that followed—when I stood before a strange title on the shelf one day and asked, “What is this? What does it mean?” There was no one to teach me. I’m not claiming that this book is as dangerous as those great literary and intellectual works that “narrow the mind, lift a person up and bring them back down, stir the hidden sources of power, strike the very core of emotion, and give the reader the feeling of having been transformed into something other than what they once were.” No… But I do believe they are not entirely devoid of the shadows cast by Dostoevsky’s profound words: “The word is a great deed.”

ÖN KAPAK İÇİN TIKLAYINIZ.
ARKA KAPAK İÇİN TIKLAYINIZ.
ÇİFT TARAFLI KAPAK İÇİN TIKLAYINIZ.

Bibliyografik kayıtlar için aşağıdaki düğmeye tıklayınız.