Açıklama
Bazı yolculuklar vardır, bittiğinde insan aynı insan değildir. Bazı izler vardır, yıllar geçse de insanın içinde yaşamaya devam eder. “Doğanın Sesi Dizelerimde” benim için böyle bir yolculuktu. Bu yolculuk, doğayı tanıma ve anlama yolculuğunun yanında kendimizi yeniden hatırlama yolculuğuydu. Her durakta başka bir güzelliğe, her adımda başka bir hatıraya rastladık. Kimi zaman bir ağacın gölgesinde dinlendik, kimi zaman bir derenin kıyısında sustuk,kimi zaman da bir mısrada birbirimizi bulduk.
İlk adımını 2025 yılında attığımız bu serüven, 2026 yılında daha da büyüyerek devam etti. İki proje boyunca yüzlerce kilometre yol kat ettik. Toprağa dokunduk. Suyun sesine kulak verdik. Gökyüzüne baktık. Aynı ağacın gölgesinde oturduk. Aynı şiirin etrafında buluştuk. Her etkinlikte doğayı yeniden tanıdık. Her durakta kendimizden bir iz bulduk. Bazen bir yaprak, bir şiirin ilk dizesi oldu. Bazen bir dere, kelimelerin yönünü değiştirdi. Bazen de bir çocuğun gülüşü, hepimize yarının hâlâ mümkün olduğunu hatırlattı.
Bu kitap, iki ayrı projenin ortak hafızasını taşır. Sayfaları arasında emek vardır. Dostluk vardır. Hayret vardır. En çok da doğaya duyulan derin bir saygı vardır. Elinizde tuttuğunuz eser, “Doğanın Sesi Dizelerimde-1” ve “Doğanın Sesi Dizelerimde-2” projeleri kapsamında kaleme alınan şiirler arasından seçilen metinlerden oluşmaktadır. Bu dizeler, doğanın içinde doğmuş ve yine doğanın tanıklığında büyümüştür. Bugün geriye dönüp baktığımda hatırladığım ilk şey yazılan şiirler değil, şiirlerin yazıldığı anlardır. Birbirini ilk kez tanıyan insanların aynı duyguda buluşmasıdır. Bir mısranın ardından oluşan sessizliktir. Gözlerde beliren o tanıdık ışıltıdır. İnanıyorum ki bu kitap, okuyucusuna yalnızca şiir sunmayacaktır. Ona bir ağacın gölgesini, bir derenin serinliğini ve gökyüzüne bakmayı da hatırlatacaktır. Çünkü doğa konuşmaya devam ediyor. Ve biz, onun sesini dizelerimizde taşımaya devam edeceğiz.

